10 maddede Suudi Arabistan’da neler oluyor - ANALİZ Yemen’den 4 Kasım’da atılan balistik füze, Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’ı vurmadı b...
10 maddede Suudi Arabistan’da neler oluyor - ANALİZ
Yemen’den 4 Kasım’da atılan balistik füze, Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’ı vurmadı belki ama, “füze olayı” sonrası başlatılan “yolsuzluk” operasyonlarıyla” 90 yıllık krallıkta taşlar yerinden oynadı. 11 veliaht prensin görevden alınması ve lüks bir otele kapatılmalarıyla tırmanan olaylar, krallıkta 90 yıldır süren nesep soyunun da değişmesine varan bir operasyona dönüştü… Diğer bir ifadeyle taht savaşına…
Yemen’den 4 Kasım’da atılan balistik füze, Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’ı vurmadı belki ama, “füze olayı” sonrası başlatılan “yolsuzluk” operasyonlarıyla” 90 yıllık krallıkta taşlar yerinden oynadı. 11 veliaht prensin görevden alınması ve lüks bir otele kapatılmalarıyla tırmanan olaylar, krallıkta 90 yıldır süren nesep soyunun da değişmesine varan bir operasyona dönüştü… Diğer bir ifadeyle taht savaşına…
İngiltere'nin desteklediği İbni Suud Abdülaziz tarafından 1924'te kurulan krallıktan bu yana babadan oğula geçen Suudi krallık silsilesi, ilk kez bu operasyonla babadan önce kardeşe sonra yeğenlerin eline geçmiş oldu…
![]() |
| Suudi Arabistan Kralları ve en güçlü taht adayı prens Muhammed. |
1- Olayların fitili nasıl ateşlendi?
Her şey 4 Kasım’da Yemen’den Riyad’a atılan balistik füze ile başladı. Suudilerin savaştığı Husiler tarafından fırlatılan füzenin, Riyad semalarında hava savunma sistemleriyle infilak ettirildiği açıklandı. Ancak saatler sonra Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz’in, füze saldırısını işaret ederek hükümet ve silahlı kuvvetlerde “revizyona gitme kararı” alması, sürecin başlamasına neden oldu. Hemen ardından 11 prens ve onlarca eski bakan gözaltına alındı, soruşturmaları operasyonlar izledi.
Suudi Arabistan Başsavcılığı, altıncı gününde (10 Kasım) “yolsuzluk” operasyonları kapsamında gözaltına alınan kişi sayısının 208’e ulaştığını duyurdu.
2- Operasyon’da kimler hedefte?
Suudi Arabistan’da yolsuzluk gerekçesiyle başlatılan operasyonda gözaltına alınan prens ve resmi görevlilerin tamamı, şimdiki kralın ağabeyi olan ve 2015’te ölen Kral Abdullah’ın (Abdullah bin Abdülaziz el Suud) (90) öz oğulları ya da yakın çalışma arkadaşlarından oluşuyor.
Kral Abdullah’ın iki oğlu Kraliyet Muhafızları Bakanı Prens Mutab bin Abdullah ve Prens El-Velid bin Talal, Riyad bölgesinin eski Emiri Prens Turki bin Abdullah ile Kral Abdullahdöneminde arası çok iyi olan Suudi Arabistanlı milyarder Bin Talal gözaltına alınan isimler arasında yer alıyor.
Yani kısaca operasyonlar Suudi Arabistan’ın şimdiki Kralı olan 79 yaşındaki Kral Selman’ın (Selman bin Abdulaziz), ağabeyi olan Kral Abdullah’ın oğulları ve yakın ittifak kurduğu isimleri hedef alıyor.
3- Operasyonun perde arkasında ne var?
“Yolsuzluk operasyonu” olarak duyurulmasına karşın, değerlendirmeler bu operasyonların birden fazla gerekçesinin olduğu yönünde… Krallığın varisi olan Kral Abdullah’ın halen görevde olan oğullarının, yani veliaht prenslerin bu silsileden çıkarılması, bunun yerine krallığın soy olarak şimdiki kral olan Selman’ın oğullarına yani yeni veliaht prenslere geçmesi, operasyonun ilk amacı…
Zira Babası tahta çıktığından beri, istikrarlı bir şekilde hızla yükselen ve ABD tarafından yakın ilişki kurulan Suudi Prensi Muhammed bin Salman artık babasının sadece bir adım gerisinde ve şimdi en güçle veliaht prens konumunda.
4- Tahtın en güçlü varisi kim?
Kuşkusuz tahtın yeni varisi halen tahtta bulunan Kral Selman’ın oğlu ve yeni savunma bakanı Prens Muhammed bin Salman… Tüm gözaltıları ve operasyonları babası ve kendisi tarafından kurulan ve kendisinin yönettiği “Yolsuzlukla Mücadele Komisyonu” yürütüyor. Yani bir anlamda Prens Muhammed bin Salman emir veriyor, rakip prensler gözaltına alınıyor.
5- Değişikliklerin siyasi boyutu var mı?
Bazı analizlere göre bu operasyonlarla daha gelenekçi olan Kral Abdullah düzeni hedef alınırken, yeni veliaht prenslerle “ılımlı İslam” projesinin de önü açılmış oldu. Daha önce uygulanan bazı geleneksel “şeriat uygulamalarından” da bu nedenle vazgeçildi. “Kadınların futbol müsabakalarını izlemesi”, “kadınların trafikte araç kullanmalarına izin verilmesi” bu sürecin ilk adımları oldu.
6- ABD bu sürecin neresinde?
ABD Başkanı Donald Trump Twitter hesabından yaptığı paylaşımda “Kral Selman ve Veliaht Prens'e büyük güvenim var. Ne yaptıklarını çok iyi biliyorlar” diyerek şartsız desteğini gösterdi.
Yine Trump ve Prens Muhammed bin Selman, geçen yıl Mart ayında Beyaz Saray'da uzun uzun görüşmüştü. Dolayısıyla ABD’nin Suudi Arabistan’da olup bitenlerden haberdar olduğu hatta, sürecin şekillenmesinde belirleyici aktörlerden biri olduğu söylenebilir.
7- Süreçte gelinen sonuç…
Kral Selman bu operasyon ile kendi nesebini veliahtlığa getirip, Kral Abdullah ve soyunu yönetimden uzaklaştırmış oldu. Tasfiye aynı zamanda ABD ile mesafeli olan isimleri de hedef aldı. Suudi Arabistan gözaltı ve tutuklamaları “Yolsuzluk operasyonu” olarak açıklasa da, yaşananların şimdiden darbe olduğu yönünde yorumlar
8- Prensler nerede, neden cezaevinde değil…
Operasyonlarda aralarında Kral Abdullah’ın oğullarının da bulunduğu 40’a yakın gözaltına alınan isim, halen Riyad Mekke yolu üzerinde bulunan Ritz-Carlton otelde tutuluyor. 5 yıldızlı otel, tüm rezervasyonların iptal edildiğini duyururken, otelin çevresi tamamen çevrilmiş durumda. İçerde ise her “şüphelinin” başında birden fazla resmi görevli bulunuyor.
9- ‘Devrik’ prenslere ne olacak?
Tüm öngörüler, yolsuzluk gerekçesiyle başlatılan bu operasyonlar sonrası gözaltına alınan ya da tutuklananların bir daha göreve dönemeyeceği yönünde… Prensler için yurtdışı sürgünlerin de içinde olduğu bazı seçenekler şimdiden konuşuluyor. Ayrıca gözaltına alınanların tüm hesaplarına devlet el koydu. Dondurulan ya da el koyulan hesapların mali boyutu ise milyar dolarların üzerinde…
10- Sonuçları bölgeye nasıl yansıyacak?
Bu “yolsuzluk” operasyonu ile şekillenen “yeni Suudi Arabistan”, aynı zamanda, bölgede oluşturulmak istenen “yeni dizaynın” ve ittifakların habercisi durumunda. Sonuçları itibariyle yaşananlar krallıkta ciddi bir değişime neden olduysa da, aynı zamanda ülkenin “ideolojik yapısında da” derin bir değişim anlamına geliyor.
Daha serinkanlı Kral Abdullah dönemi yerine ABD ile daha güçlü bağlar kuran Kral Selman’la birlikte “yeni Suudi Arabistan”, Suriye, Irak, Yemen, Katar konularında daha agresif bir tutum sergileyebilir. Zira İran’la artan gerilim, Yemen’e daha etkin müdahalede talebi hep bunun yansımalarını gösteriyor. HABERYİRMİ

YORUMLAR